31 Mart 2012 Cumartesi

Adın ..

Yoktun günümde
Çoktan bileti kesilmiş bir yolculuğa 
Adanıştı gidişin.


Gitmiştin..


Geçenlerde daha 
İzlediğim filmde
Okuduğum yazıda 
Hatta bugün tanımadığım bir İzmir numarası aradığında beni
Seni aramışlar


Her daim karşımda beliren bir isim oldu adın
Yanlıştı aranan,
O ben değilim.


Sustum sonra
Adını duydum 
Sonra bir yemine daha bulaştı aklım
Derinden..
.....
Neden herşeyde biraz sen vardın ?
Hala anlamadım..


i.g / 2012

30 Mart 2012 Cuma

Kurtuluş - 1

Kurtuluşa dairdi isyanı askerin
Mermileri boşaltırken düşman üzerine 
Bilmezdi ki gavur sayılan kalleş müslüman


Her milletin vardı iyiside , kötüsüde
Nasılsa olurdu gavur un iyiside..


Kardeşi kardeşe kırdırmakta vardı
Ezelden konulmuş acı bir yafta idi gavur sözcüğü..
Halbuki yıllar süren aynı toprak üzerinde yaşam
Gavuru bizden etmişti.


Hatta sırf  Türk askerine mermi sıkmamak için 
Firar etti askerden kimileri..


Zor yıllar, çetin zamanlar.
Anlaşılması için zaman lazım..
Anlamak için aslında birazda gönül lazım
Gönlü olmayana birşey anlatmak imkansız.


Dendiği gibi de aslında 
Anlattığın 
Karşıdakinin anladığından öte değil.
Yürek yoksa hele, hiçbir söz tesirli değil.


i.g / 2012

25 Mart 2012 Pazar

Genç Sürgün ..

Henüz onlatı idi yaşı
Kara gözlü çocuk
Başkalarına gözdağı vermek adına 
Gönderildi darağacına


Suçsuzluğu açık
Sözcükleri yerinde
Gözleri sessiz çığlık


Kıydılar cana
Henüz olaltı idi yaşı
Acımadılar
Tarihe bir lekeyi daha 
Hunharca dayattılar..


i.g / 2012 

24 Mart 2012 Cumartesi

146 / 1 !

Yakalandılar hep bir gece yarısı
İşgencelerin beterine razı ettiler
Düşünmeyi engelleyici zihniyetin esiri
Söyle;
Bu nasıl bir geçmişti ?


Düşünmek böylesi kabahatti de
Akıl niye insana bahşedildi?


Hekim geldi
Hipokrata hiteben iyileştirdi,
Bedensel eziyeti..
Peki, sonrası gelsin diye hipokrat yemini edilir miydi?


Duyarsızlık diz boyu idi
Darağacına gönderilirken üç fidan
Soruldu:
-Sağlık-şuur engeli mevcut mu?
Ölüme gönderilmek üzereyken kişi
Sıhhat kime fayda ki ?


Üçe üçün intikamı denildi
Önceki ölümlerde ölümü haketmedi.


Hiçbir suçun karşılığı olmamalıydı ölüm
Oysa kestiler cezasını
Yüzkıraltıya bir oldu tüm ülkenin utancı !


i.g / 2012

20 Mart 2012 Salı

Ayrık Otu ..

Gözüm dalıyor
Alınıyor kalbimden geçen bakışlar
Denk düşmedi oysa
Bir kere olsun gülümsemen
Ağlayacak gibi oluyorum
İstanbul a bakıyorum
Unutmaktan yine vazgeçiyorum.

Bir insan bunca güzel bakabilir mi?
Gözlerine değeli , aklım darmadağın.

Seni seviyorum-lu cümleler uğramadı çok
Oysa iki kelimeden öte dilime değdiğinde
Her hissimi anlatamazdım
İşte o yüzden şimdi bunca uzağındayım.

Gecenin balkonundan süzülürken ömrüm
Yakalansam sana 
Uyku bilmez kirpiklerim
Ve darağacına asılan idamlık bir mahkum gibi
Şimdi gözlerim..

Sabaha eren suretimin aksi düşerdi yeryüzüne
Tan yeri ağarır
Boğazın sularına ışıklarını usulca bırakır
Her gün doğumu ışık kaplardı içimi işte
Halbuki biliyordum , gelmeyecektin

Zaman geçecek, sabır ekilecek
Sukunet içinde beklenecekti.

Ayrık otu gibiydin sen
Unuttuğum yerden hatırlıyordum 
Seni en çok içimde seviyordum..

i.g / 2012

13 Mart 2012 Salı

Ömrü(m) - 1

Çok cepheli savaşların ortasında bırakmıştım 
Ömrümü
Gönlü hep bir intihar zindanına esir edişti bu.

Bazen rüyalarda gezinebilmek ölüme sebep
Bazen denizi seyreyleyebilmek..

Sessiz anları anlamlandırabilecek tek hazine idi
Harfler
Hisleri bu sebeple mahkum ettik gönle !

Ömür saydığım gönlüm 
Elbet erişeceksin vuslata
Şimdi öldür içinde acıyan her ne varsa ..

Arsız öfkeler ayaklandı sevdanın üstüne
Paslı kalpler adına sobelendi kirpiklerim

Dünyayı bundan sonra göremedim ..

i.g / 2012

11 Mart 2012 Pazar

Yok ..



Sen yok derken var olmayı
Sen git derken kalmayı seçtim.
Uzaklardayken yakınında  olmayı
Yakınındayken  uzakta  olmayı  belki
Ama ille  düşüncemde yüzdürmeyi

Üstelememeyi  öğrendim  sana  gelirken
Senden  giderken  unutmayı
Yok  saymayı  yaşananları

i.g / 2005

Kimliğimin Haritası ..


Ellerimin  içindeki  çizgiler  misali
Artmış  suretimde  yer  bulan 
Ve  hep  bir  umutsuzluğu  anımsatan 
Hep  bir  umutla  yeni  baştan  şahlanmaya  çalışılan 
Kimliğimin  haritası……

Keşfedilmemiş  birçok  mekan 
Yeni  ufuklara  geçit  verecek 
Binbir  duygu  kaosu…

Ellerimin  uzanmak  istememesi  harflere 
Dokunmak  istemeyişinin  sebebi  kalbine….
Ne ki  bu  duymaya  hasret gezinipte;
Duyulamayan  melodilerin sırrı  ne ?

i.g / 2005

Surette As(ı)lı Görmek ..



Surette aslı görmektir asıl olan.

Takılıp kalmaksa  bir   fani-i   mahlukata  
Sureti  surette görmektir bunu azimli  kılan.

Yol almakta, yelken  açmaktaysan zorluklara,   dalgalara, engebeli sokak aralarına    
Neşveli  bir yaratık  rolünü  yarınlara  bırakmalısın  kalan  yarıda.
Gecelerde  dalıp  hülyalı  düşlerde  gezinmekse, bu  dünyayı  yaşanır  kılan   
Sen geçmelisin  her  aradan.

Her  cümlenin sonunda nokta,   
Her  kelimede  harf,  
Her  harfte mana yüklemelisin  maneviyata.

Gelecek  şüpheyle  bakmamalı  senin  varlığına.
Ürpertiyle  sarmalayamazsın ki  yaşamın  piyonlarını.
Hamlelerin  tümünü  sen  üstlenemezsin unutma!

Bugünlerde  rahat  nefes alsanda,  yarınlardan habersizsin akıldan  çıkarma.
Temkinli  yol  almalı,  yollardaki  taşların  farkında  olmalı,   
Esen  rüzgara  sırt  çevirmeden,   
Yağan  yağmura  aldırmadan  ilerleyebilme  yetisini  göstermelisin.

Ağlamadan gülmenin,   
Üzülmeden  sevinmenin,   
Kederlenmeden   umutla  dolup  taşmanın  ne  faydası  var ki  sorarım   sana!
Her  geceden  bir  sabah  doğmaz  mı  ki    aslında ?

İşte bu  sebeptendir   ki ;
Her dem   yeni  gözlerle bakabilme  ufkuna ulaşma  evvelinde   
Yapman  gereken tek  şey  dünyada:
İnanmaktır  yer ve göğün Ustasına.
İnanmanın doğrultusunda  da   üstlenmelisin  her ne varsa...

Yani  ya   ateş   olmalısın   yakmalısın  olumsuz  literatürü    
Yada su   olup  çağlatmalısın  tüm  kainatın  viadügünü..

i.g / 2004

10 Mart 2012 Cumartesi

Mütamadiyen ..



Mütamadiyen   çoğalmaya  yüz   tutmuş  
Kederli   gün   doğumu   çilelerine  denk   düşen   
Hüzünlerimiz   vardı   bizim.
Bizim   sabitleşmiş   üzre  duran, evcil acılarımız vardı
Kimselere   anlatmadan   tükettiğimiz   günlerimiz,  
Kimselerden    saklayamadığımız,  dikenli   güllerimiz   vardı.
Gülün   rengi   siyah,   dikeninki     kırmızıydı.
Kokusu  dehşet-ül   vahşet   bi   letafet 
Dikenleri   öldüresiye   hezeyandı.
Elbet   her   güzelliğin   bir   karşıdı  olurdu,
Karşıt   kalansa   güzelliğin   sonuydu.

Oturttuğumuz   kendimize   masum   haykırışlarımız   vardı.
Haykırışlar   yaşa  dönüşüp   yanaklarımızdan  aşağı   akardı.
Duygular   güzel,   yaşlar   oldukça   ağırdı.
Çıkarken   mevcut   bulunduğu   yerden   en  başda  kalbi   kanatırdı.
Kalbe   çizikler   atılır ,  göz   acısını  damıtırdı.
Arda   kalansa   gene  yürekde   saklanır, 
Gün  geldiğinde  yeniden   kullanılırdı.

Saat   başları   umursuzca   çalar  
Akan  damlaların  hesabı   hiç  tutulmazdı.
Kavgalara    dalardık,   durmadan   zaman  harcardık.
Olmadık  işlerle   meşgul   bir   yaşardık.
Gözlerindeki   yansıma   düştüğü   vakit   yaşamayı  unutup  
Hayallere  dalardık.
O    teklik   yeterdi   bilmezken   günü    götürmeye,    
Günlerde   kaybolmayı   esas   kılardı.

Var   olan   dehlizlerde   kanat   açmaktı,  
Herhangi   bir   yere   takılmadan    öylece   uçmaktı.
Bulutun    beyazına     kanmak    hayatı   pembelere   boyardı.
Dağların     yamacından   süzülmekse   en   tehlike   dolu   olanıydı,   
Hep   git-geller   yaşanır    ama    gitmek   hiç   nasip   olmazdı.

Akşamüstleri     gemiler   yüzdürülmeye   çalışılırdı.
Güvertede   neden  bilinmez   hep   yalnız   kalınırdı.
Dalgalarla     tek   başına  savaşılırdı.
Takalarla,  tankerlerle,   sandallarla   bir   yol   alınırdı.
Herkes   aynı   zeminde,   lakin   farklı   mekanlardaydı.
Mekanlardan   doğan   farklılık   beyinlerede    sıçramıştı.
Herbirinin   dünyası   farklı,   gittiği   yol   farklıydı.
Acıydı    her   akşam   yola   çıkılır,    her    sabah   ayrılık   yaşanırdı.
Günbatımı    çilelerine    ortakdı     bunun    adı.

Hergün     dünün    aynısıydı,    
Erken    yol   alınır     bitiş    çizgisine     geç   varılırdı.
Aslını   sorarsanız     bununda    bir    güzelliği    vardı.
“Geç    olsun    ama   güç    olmasın”  
Yaşamımıza   katılan   en   doğru   yansımasıydı.
Sözlere   uyum   vardı   en   başından   hayatın,   
Sözlere   mahçup   yaşamaksa   bizlere   gayet   uzaktı.

Güneş     sırt    çevirirdi     vakti    gelince,   
Ay’la   bütünleşirdi    emanet   kılınan   gece.
Kahkahalar    gizlenir,   hüzün   kapıyı   çalardı   anice.
Evde     yok    polimiği     işe    yaramazdı,   
Kapı   zaten   sonuna    değin    açıktı.

Mumlar   yakılırdı    karaltılara    bir  nebze    ışık    saçma   niyetiyle.
Işıkla    birlikte   dostunda   gelirdi    nihayetinde.
Gecenin     güzelliği     paylaşılanlardan   fazlaydı.
O    fazlalık   bundan    sonrasında   senin   daha   çok    işine   yarayacaktı.

O    vakit   güzellikler    aşkına    yaşaman   için   daha   çok  sebeplerin    olacaktı.
Ve    bunlar  seni    bir   ömür   kamçılayacaktı ..

i.g / 2005

Suskun Diller ..

Susmakla başladı herşey
Tanığı suskun diller..


Zaman kavramı  âfâkî ,
Afâkî bir zamanda suskun bir dilden ,
Peydahlandı bir aşk !


Acısına ortaklıktı suskunluk.
Teselliye yeltensen gözlerin kanardı.
Ellerin buz keser ,
Acı acı damıtırdı , gözlerin bu aşkı.


Sustum..
Önce saatleri hibe ettim ömrümden.
Sonra günler,
Sonra aylar , yıllar..
Sus kadar uzaktım sana !


Aklın yiteceği kadar sevmişti.
Aklın almadığından susmuştun sende.
Hiç sevilmeyen birine ,
Bunca sevi ağır geldi.


Sustu.


Geçmişin girdabında sallanan kalbini ,
Susturdu.
Dillerini sonra,
Zaman sonra, veda etti .


Gitti,
Uzak bir memlekete esir etti kendini.
Güzel kadınlara, bedenlere sattı kalbini.


i.g / 2012

7 Mart 2012 Çarşamba

Uykudasın ..


Şimdi uykudasın; 
Uykunun telaşlı yollarında; 
Rüyaların çıkmaz sokaklarında 
Çıkar bir sevdaya bulanmaktasın..

i.g / 2008

Her Ne İse ..


Sözcükler duyguların sembolleriymiş.. 
Ben hep bu yolu seçtim. . 
Kişi seçimlerinde bu kadar özgür olabilirmiş . .
Ömrümün tek özgürlüğü yazabilmekti . . 
Ama her şey onlara yaslanmıyormuş.. 
Her hissi  geçiremiyormuşsun .. 

Özgürlük dört duvar, bir sayfa kağıt parçası işte . .


Şimdi bağıra çağıra ağlamak istiyorum . . 
Dağları inleticek nidalarım war . . 
Ama susuyorum . . 
Ömrüme en sonunda susmak düştü . . 

İçime hapsedilmiş her harf kadar seni seviyorum. . 
İnanmasanda . . 
Sevemesende . . 
Her ne ise . .

i.g / 2008

3 Mart 2012 Cumartesi

Takvim - i Zaman ..

Köprülerin altından akan hayatların
Gizlendiği bir varsayımın, hoyrat çıkmaz sokağı..
Ait değilim bu takvim-i zamana
Geçmişine yandı ruhum !


Utangaç bakışlar
Dilsiz sevmeler
Gelmeyen beklemeler
Yazılan mektuplar
Küfürsüz cümleler


Oysa şimdi
Üç kuruşluk bir ömür, biçilen.
Oysa şimdi
Ters-düz edilmiş bir ömür,
Hayatlarımızın ortasından geçen..


Ne ar kaldı, ne aşk kurgusu
Ne gidenler beklendi, ne kıymet bilindi.
Yazgılar bile kaleme uzak şimdi..


i.g / 2012

Yüzsüz ..

Derininden uykudasın şimdi
Olmazların düşler kadar uzak sana
Uyanacaksın tuzak dolu kabuslara
Göreceksin göremediklerini
Yüzüme bakamadığındandır,
Yüzsüzlüklerin sıfatına müptela !


i.g / 2012

Sen Vardın ..

Aklıma sürgün çekişimin ertesi
Yoklamaya koyuldum, hafızayı beşeri
Sen vardın
Aklımı iyiden iyiye karıştırdın.


Anlamaların eşiğinde, döküldü dilim
Devrik bir yol üstüne, devrildi harflerim ..


Aşk, bir yokoluş hali idi.
Varolmaya didinen içten içe
Ve aslında
Aşk ; yutulamamış uykunun gecesini
Güneşe erdirmece..


i.g / 2011

Şimdi(lerde) - 1

Gecenin sabahına erermiydi düşlerim ?
Söyle şimdi ..
Ben hangi gülüşün habercisiyim ?


i.g / 2012