9 Ocak 2014 Perşembe

Kal Ömrümde ..

Perdeler kalksın aradan
Ve n'olur kaybettiğim sen, dön artık
Söylenen türkülerin ardından
Neden saklarsın ki;
İçinde hapsettiğin dünleri
Ya da açıklamak bunca mı yaralar geçmişin hikayesini..
Sen değer nedir bilmez misin?
Erimez mi açıklanası zor düşlerin?
Saklamak acıtmaz mı o pamuktan elleri?
Hayallerin yakılması değil mi ölümün ta kendisi?
Bu sebepten;
Sen aslına varamadan öldün mü ki?
Yok saymadığın belli, giz kalan rengini?
Ama bu sessizliğin manası kim de belirli?
Yoksa belli etmek istememen, en büyük belirti miydi?
Sen önemsememişsen bu hengameyi..
Saklama n'olur içinde bana susuz kalan harfleri?
Anlat, bağır, çağır ..!
"Haklı olan sen değilsin" de.
Ya da yalanda olsa benim duymak için kıvrandığım
O ışıltılı şeyleri 
Dilinden gönlüme göndermeyi kabul eyle.
Takat yok, zaman yok
Ölüm nerede?
Hangi kollarda gezinir şu an?
Hani yamacımdaysa..
Ölümden önce bul beni.
Ey sen güneşin oğlu;
Güneşli değildi belki dünyaya geldiğin an
Kar yüklü bulutlar taşımıştı seni oralardan.
Soğuk kış gecelerinde ağlamıştın.
Yaşlarını silen olmamıştı anacığından başka.
Ama kışta olsa diğer adın
İçime güneşi sunandı bana.
Gündüzler dünyanın
Geceler yalnız senin
Yağmurlar yüreğimin
Sıcak iklimler bedeninin
Tebessümler senin
Hep senin olsun.
Senden başkasına o kadar sahte ki herşey..
Anlatamam..
Yüreğinde kanamış olan her ne varsa;
Bunca zaman gözlerinden ne kadar yaş aktıysa,
Hepsi benim..
Hüzünlerini alıyorum senden.
Mutluluğu akıtıyorum ellerimden.
Almaya yeltenirmi o camdan yüreğin?

http://www.youtube.com/watch?v=lvUAzMsdDTw

Dokunsam yüreğimi sevecek,
Dokunsam ellerimi dokunduğuma pişman edecek,
Gözlerimin kan damlamasına geçit verecek,
Bir sergüzeşt vaka içinde bulldum kendimi..
Ben şimdi söylüyorum 
Saklamadan hiç bir şeyi.
İçimde,
Önce kendi yüreğime itiraf ediyorum gizlerimi..
Ben bu aralar seni çok özlüyorum.
N'olur artık duy beni!
Sen benim deli türküm.
Sen benim hırçın sazım.
Sen benim geçmişim.
Sen benim geleceğim.
Sen yüreğim.
Sen içim.
Sen dışım.
Sen Herşeysin.
Sen kışımdan, baharıma beklenen,
Açılacağı gün sabırsızlıkla beklenen
Özlenen
Özlemlerle beklenensin.
Güneşim,
Aydılığım,
Kelebek kanatlarındaki karmaşıklığım,
Engin denizlerdeki martılarım,
Geçmişimden gelen,
Beni bu zamana teslim eden varlığım..
Sen benim yağmurum,
Eylülde gelen ve gitmeyecek
Damlalarca yükümsün..
Sen içimde kalan ısrarlı yangını söndürecek.
Öz suyumsun.
Susuz kalmış bu yanığı alır mısın ömrüne?
Hadi gel artık..
Gel ve daha gideme..
Kal ömrümde..

i.g. / 2005

Hiç yorum yok: