13 Ocak 2014 Pazartesi

Özür Diledim ..

Özür dilerim dedim
Ve gittim hayatından
Bir özür dileme ile
İdama gönderdim yazmalarımı.
Bir özür dilerim ile
Yaslanıp kaldım ardıma.
Ardım, hala solumda oysa..

Şimdi benden az ötede
Farkındamısın, bilmem.
Sana çoğalmamla
Bana yakına yolculuktasın, daima.
Sürekli bir irtibat hali gibi
Bu seyahatlerin.
Allah, seni de bana çağırıyor 
Sandım dı ama..
Kimbilir sen hangi gözlere seferdesin?
Onun sesi sıra belli ki
Bu kadar yakınıma gelmektesin.

Özür dilerim.

Sana yazmalarımı bırakalı hafta olmuş.
Oysa ben her gece sana
Kesilen bir bilet gibiyim.

Kesik kesik olan içsesim
Konuşamıyor daha hayata..

Ey içime sustuğum.
Kelimelere pustuğum.

Gittim.
Gidişim beni yine şair,
Seni şiir yaptı be sevdiğim.

Sustuklarıyla, büyüyor en çok insan.
Sustuklarıyla, çoğalıyor fazlasıyla.

Bu bir tsunami hali mi; yıllar da biriken?
Ve çoğalan..
Ve bir eylül akşamı
Aniden, bilmezden, görmezden gelip 
Koynuma giren.
Bir eylül akşamı

Sarıdır, sonbahar.
Ve ayrılıştır dalından.
Oysa ben bir eylül akşamı,
Tutundum dalından.
En baştan.
Dökülen yaprak olmadım.
Bu mevsimde, yeşerdim dalından.

İşte ekosistem hatasıyım.
Dengesi bozuldu dünyamın.

Ben; 
Görmezden gelinen.
Görmek istediğin başkasıydı belli ki
Bakışları bana benziyen; 
Sürmeli..
Oysa o çift; kahverengi.
Oysa sen yeşiline tutkundun hayatın, hani.

Yeşilini severdin hayatının.
Zeytinini, eriğini en bi yeşilinden.
'din' di işte !
Anlamak istemediğimden belli ki
Anlam veremiyorum şimdi.

Şimdi az uzağımdasın
Ve ben çokca uzakta.
Oysa bir gün olurda yolun düşer olursa
Rahatsız edecektin.
Etmeyeceksin.
Yolun bana uzak şimdi.
Yolun bana tuzak.

Oysa dediği gibi şairin 
'Gözlerinin kahvesi, gözlerimde pişene dek,
Hayalin, gözlerime Kâfi' ydi.
Şimdi bir fincan kahve olsan
Ve kırk yıl hatrın olsam.. 

İnsanın;
Unuttuğu
Saymadığı
Anmadığı
Aymadığı
Gün gelip de, nasıl da merkezinde alıyor yerini,
Solumda!
Hala anlamıyorum.

Çekilmedik acıların hesabını mı tutuyor, hayat da?
‘Acın kaldı', bende.
'Borçlusun, çekeceksin' diyor.
'Benim bedelimi, başkasında yaşamak olmaz' diyor
'Az çektin' diyor da..
Yıllar sonra acıyor yeniden.
Aynı yerden.

Ah' ın mı kaldı üzerimde ki;
Ah' lamalarım bitmiyor.
Bitik bir hikayeyi hayat yeni baştan yazdırıyor.
Sonbahar da geldiğinden mi?
Ben, ah' lar ağacıyım şimdi.

Özür dilerim..

Gidişimin bedelini;
Çektiğim acılar, süpürememiş kapımdan.
Ve gelmediğin kapımda
Ben yeniden
Susuyorum..

O kadar konuşmayı isterken hem de.
Geçmişimde yer bulmayı bekleyen
Ama bahsi geçmemiş her kelime
Hesap soruyor şimdi sessizliğimden.
Her kelime, şimdi bunca akmak isterken dilimden..

Susuyorum.
Özür dilerim.

Olmayacak dua üç koca yılını alır mı insanın?
Bilemedim.
Ve yıllar geçtikten sonra,
Bile esir alır mı firariyi?
Akıl erdiremedim.
Sebepsizim.

Kapılar kapandı yüzüme.
İçim dört duvar.

Unuttuğum yerden hatırlatmak konusunda
Ne alıp-veremediğim var hayatla ki
Hiç cimri davranmıyor bana.
Hep aynı hikaye;
Unuttuğun yerden hatırlatmak kendini.
Ve unutmalara inat..
Hatıralarını acıtarak hatırlamak.

Ve sevmek
Ve Sevilmek
Ve sevdiğinin sevgisini ele akarken 
İzlemek..
Oysa 'ellerin nerde' ydi

Özür dilerim.

Güneş ışığı aydınlatırken dünyayı
Kolaysın da işte
Gece oldu mu hep soluna işleyen 
Sessizlikler
Şiirler

Gece aşka dost.
Gece aşığa sığınak.

Şimdi, az ötemde
Nefesim bile karışırken nefesine
Senin
Hangi gönüle susuz, o gözlerin?
Dillerin bana sus.
Sus gönlüm.
N'olur sen de sus!

Oysa ne kadar da sevdiğini sanmıştım beni.
Oysa beni bir tek seven, sensin sanmışım.

Yanılmışım.
Olmayacak duaymışım.
Tövbe etmişsin.
Şimdi ben,
Senin tövbende dua dileniyorum.
Bir tövbeye direnmek.

Ötesi berisi; hiç-lik
Varı yoğu; yok-luk
İçi dışı; boş-luk
İçim aşk
Dışım sus!

Ben seni çok özledim.

Özür diledim...

i.g. / 2014

Hiç yorum yok: