24 Şubat 2012 Cuma

Katli Vaciptir ..

Örselenmiş ruhumun, hıçkırıklarına doydu gecenin siyahı..
Katli vaciptir !

Uysal yalnızlıklar satın alıyorum.
Yalnızlığın dilide, kemiğide kesik.
Kimin kuytusu çıkmazım olmuş böylesi.
Hangi yalnızlığın eli bu içimdeki
Duvara vuran gölgelerin şahbazlığında, ütopik girdilerin hükmü gizli..
Zor ..
Zor ki, ne zor . . .

Dakikalıkda olsa tezatım düşmüyor, aynadaki akse.
Aksiyim, engelli bir yüreğin sahibiyim.
Karanlık isyanlar büyüyor içimde, nurani bir ateş saçıyor etrafa sonrasında..
Sahte tebessümler yüzümde oysa gerçekliğim bu değil ki benim..
Mecburi bir hayat işte..
Ömür var yaşanacak…
Ölüm var…

Geçmişden yazgı takıldı gözüme..
Bilmem kaç vakit öncesi düşülmüş hayata harf dizinleri.
“aşk gibi..
Yokluğunda sarmalandığım bir varsayım o..
On yılı aşkın yazıldı, çizildi yokluğuna.
Tam buldum dedim, kayboldu hayata . .
Aranması mı mutlu kılandı,
Bunca aranmaya karşıma çıkması mı; aklı alarak
Aklım almadı !
Akla yenik düşülen yer - di.
Yenilginin tek galibiyeti; AŞK..
Aşk kadar varım, aşk kadar hak - ım…”

Aşk ..
Bedel istedi ömürden..
Külfetsiz nimet olmazdı..
Üstadın da dediği gibi – Allah uçuruma en yakın olana hatta bir ayağı uçuruma düşmüş olana semai bir lütufu inayet olarak verirdi. –
Aşk ağır bir emanetti..
Diyeti nefis..
Önü ardı hakikatti . . .
Ve Allah dilediğine hesapsız olarak verendi .

Ayaklanmış bir ordu varken iç de durmak mümkün olur mu?
Karası azalmayan yazgının yansıması akmaz mı kağıda ?
Yutamadım uykuyu işte !
Oysa çıplak kalıyor kağıt , kalemede yazık !
İstifini bozmuş kelimelerimin istilasıdır bu, geceye..
Sessizliğim konuştu . .

Ne eksiğim ne fazla..
Bu tükenişe geçtikçe ağırlaşan zaman yükü sadece..

İçime sığmayan yokluğun düşlerini akıttım boğaza..
Akıntı tersine de olsa bulur dedim yolunu.
Hüznü sıyırıp benliğimden tebessümü gönderdim her bir defasında..
Aktı su, aktı düşünce ..
Karşı kıyıda olana, oldurmak istediğime..
Selam olsun diye . . .

Kolay değildi, bundandı herhal
Kolayıma gelmedi, zoruma gitti…
Hiçbir uykuyu tutmayan gecede bir şiir yazmak vardı oysa
Yaraya kabuk olsun diye
Oysa harflerim kaçtı bir bir..
Yetişemedi ellerim sürgün hislerime..

Ben düşük bir ihtimalin girdabında salınan aklı, geceden çalmıştım..
Yoktu ki düş ağrılarımın ilacı..
Düşlerden eksiltilen ihtimallerin yokluğunda kalan sen-lerim sussa da bu gece
Ve bir gün gideceğimi bile bile ..

Geldi işte notaların ardında saklı düş telaşları..
Elim kolum bağlı sadece yazıyorum..
Ve ben yine
Uysal yalnızlıklar satın alıyorum..

i.g / 2009

Hiç yorum yok: