25 Şubat 2012 Cumartesi

Şehr - i Yar ..

Uğultulu dünlerin yakasına yapışan hiçliğin ölümünü izledim bu sabah..
Seherin buluştuğu saatlerde tenimle ziyan ettim yüreğimin paresini....
İhtiyaç durumunda omuz istediğin dostlarım mı çekmiş gitmiş seferlere
Ben mi geciktim dost muhabbetlerine
Hani en zor anında yanında olurlar ya
Olur.. Yapmaz isem neden kimse kalmıyor..
Aramasam sormasam kim arayacak meraklardayım
Aklım ermiyor insan mı büyüdükçe yabancılaşıyor.
Hani standart hayat kalıbı meşgalelerimiz mi alıyor birbirimizden bizi
İnanmıyorum, inanamıyorum basma kalıp sözlere
Sözlerin hükmü olsada ömrümde
Yalanım yok ne yalan söyliyim
Anlıyorum ufakdan
Ben istemesem kimse kalmıyor..
Arandığı zaman yaslanıp ağlanacak bir omuz yok yani !!
Hakkaten bunca değere layık olan bu mudur ?
Şunu anlatıyor hayat bana en çok istanbul da
Yalnızsan yalnızsın yok ötesi berisi
Ve hayat acımıyor.. Acıtıyor her bir defasında ..
Arama el yelini ..
Esmesede olur..
Naparsın hayat altı üstü..
Kaç zaman kaldı ki ?
Bitiyor şükür..
Adım adım tükeniyor bir  hayat
Ve kalmıyor geriye hiçten başka bir vaka..
Hiçliğin kahramanlarını alkışa koyuldum
En çok da........
Hakedilmiyor..
Ama hayat hak ettiğini yaşatmıyor ki...
Koca bir  boğaz var suyuna kandığım, rengine doyamadığım
Bir  gökyüzüm var ki; bulutlarından oyunlar oynadığım
Kandığım bir İstanbul var
Yetmez mi !
Ne gerek var ki senden başkasına
İstanbul’ da yalnız kalmak
Başbaşa olduğum koca kent ; seni çok seviyorum
Çekip gitmelere inat..
Bana hezeyansın, bana bahşedilmiş bir sağanak
Umudumsun ey Şehr-i yar
Herkese inat . . .

İstanbul’ dan yalnız bir ömür geçmekte..
Selametle . . .


i.g / 2008

Hiç yorum yok: